Tarih Podcast'leri

Stanton, Elizabeth - Tarih

Stanton, Elizabeth - Tarih

Sosyal Reformcu

(1815-1902)

12 Kasım 1815'te Johnstown, New York'ta doğan Elizabeth Cady, Johnstown Akademisi'nde okudu ve Emma Willards Troy (N. Y.) Kadın Ruhban Okulu'na (1830-32) katıldı. Kısa bir süre babasıyla hukuk okudu, ancak kısa süre sonra reformla, özellikle de kadınlara yönelik adaletsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla ilgilenmeye başladı.

1840'ta önde gelen bir kölelik karşıtı olan Henry Brewster Stanton ile evlendi ve törenden "itaat et" kelimesinin çıkarılmasında ısrar etti. Ve o yılın ilerleyen saatlerinde Londra'daki Dünya Kölelik Karşıtı Kongre'ye katıldı; ancak diğer kadın delegelerle birlikte cinsiyeti nedeniyle tanınma reddedildi.

Lucretia C. Mott ile birlikte 1848'de New York, Seneca Falls'ta ilk kadın hakları kongresini organize etti; ve bu Amerika Birleşik Devletleri'nde kadın hakları hareketini başlattı. 1851'den itibaren Susan B. Anthony ile yakın çalıştı; birlikte 40 yıl boyunca aktif kaldılar, kampanyalar planladılar, yasama organları önünde konuştular ve çeşitli ortamlarda toplantılara hitap ettiler. 1860'a gelindiğinde New York yasaları değiştirilerek kadınlara

çocuklarının müşterek velayeti, mahkemede dava açma ve ayni ve şahsi mal sahibi olma hakkı.

Bir pasifist olmasına rağmen, Bayan Stanton, köleliği sona erdirmek için İç Savaşın gerekli olduğunu hissetti ve Birliği desteklemek için 1863'te Kadınlar Sadık Birliği'ni kurdu. Savaştan sonra kadınların oy hakkı hareketine geri döndü, bir kadın hakları gazetesi olan Devrim (1868-1870) için militan makaleler yazıp düzenledi.

1869'da Ulusal Kadınlara Oy Hakkı Derneği'nin ilk başkanı seçildi, sonraki birkaç yılını anayasa değişikliği için lobi yaparak geçirdi. 1890'da, 30 yılı aşkın bir süredir derneğe başkanlık ettikten sonra, yeni Ulusal Amerikan Kadın Oy Hakkı Derneği'nin ilk başkanı seçildi.

Üretken bir yazar olarak Susan B. Anthony ve Matilda Gage ile birlikte Kadına Oy Hakkı Tarihi'nin (1881-86) ilk üç cildini yazdı ve 1898'de Seksen Yıl ve Daha Fazlası adlı bir otobiyografi yayınladı.

New York, 26 Ekim 1902.


Stanton, Elizabeth - Tarih

Elizabeth Cady Stanton nerede büyüdü?

Elizabeth Cady, 12 Kasım 1815'te Johnstown, New York'ta doğdu. 10 erkek ve kız kardeşi vardı, ancak birçoğu çocukluk döneminde öldü. Sadece Elizabeth ve dört kız kardeşi yetişkinliğe kadar yaşadı. Son erkek kardeşi Eleazar, 20 yaşındayken annesini depresyona sokarak ve babası Elizabeth'in bir erkek olmasını dileyerek öldü.

Büyürken Elizabeth, babası Daniel aracılığıyla yasalara maruz kaldı. Aynı zamanda yargıç ve ABD Kongre Üyesi olarak görev yapan bir avukattı. Yasanın kadın ve erkek için aynı olmadığını öğrendi. Sadece erkeklerin oy kullanabileceğini ve kadınların kanun önünde çok az hakka sahip olduğunu öğrendi. Bunun adil olduğunu düşünmüyordu. Herhangi bir erkek çocuk kadar iyi olduğunu ve aynı fırsatlara sahip olması gerektiğini düşündü.

Elizabeth okul çağına geldiğinde öğrenmek için okula gitmek istedi. O günlerde pek çok kadın okula gitmiyordu ama babası onu okula göndermeyi kabul etti. Okulda Elizabeth mükemmel bir öğrenciydi. Ödüller kazandı ve erkeklerin çoğundan daha iyi ya da daha iyisini yapabileceğini kanıtladı.

Liseden sonra Elizabeth üniversiteye gitmek istedi. Kızların büyük üniversitelere girmesine izin verilmediğini çabucak öğrendi. Çalışmalarına devam edebildiği kızlar için bir koleje gitti.

Kölelik Karşıtı ve İnsan Hakları

Elizabeth, ırk veya cinsiyetten bağımsız olarak tüm bireylerin haklarına güçlü bir şekilde inanmaya başladı. Henry Stanton adında bir kölelik karşıtı (köleliğe karşı olan) birine aşık oldu. 1840'ta evlendiler. Evlilikleri boyunca yedi çocukları olacaktı.

Kadın Hakları Hareketi

Elizabeth, kölelik karşıtı kongrelere katılırken, kadın hakları konusunda kendisi kadar güçlü hisseden kadınlarla, Lucretia Mott, Martha Wright ve Susan B. Anthony gibi kadınlarla da tanıştı. Kadınların, yasaları değiştirmedikçe hayattaki konumlarını değiştirmek için çok az şey yapabileceklerine inanıyordu. Yasaları değiştirmek için oy kullanma hakkına ihtiyaçları vardı. Kadınların oy kullanma hakkına kadınların oy hakkı denir. Elizabeth, kadınların oy hakkı için çalışmaya ve kampanya yapmaya başladı. Hayatının geri kalanını bu önemli dava üzerinde çalışarak geçirecekti.

Duygu Beyanı

1850'de Elizabeth ve diğer birkaç kadın, New York'taki Seneca Şelaleleri'nde ilk kadın hakları sözleşmesini düzenledi. Elizabeth, Duygu Bildirgesi adlı önemli bir belge sundu. Bu belge, Bağımsızlık Bildirgesi'nden sonra modellenmiştir ve kadın ve erkeğin eşit yaratıldığını ve yasalara göre aynı muamele edilmesi gerektiğini söylemiştir. Ünlü kölelik karşıtı ve eski köle Frederick Douglass dahil olmak üzere birçok kişi etkinlikte konuştu.

Ulusal Kadın Oy Hakkı Derneği

1869'da Elizabeth ve yakın arkadaşı Susan B. Anthony, Ulusal Kadına Suffrage Derneği'ni kurdu. Kadınlara oy kullanma hakkının verilmesi gerektiğine şiddetle inanıyorlardı. Siyah erkeklere oy kullanma hakkı veren On Beşinci Değişiklik'in kadınların oy kullanma hakkını da içermesi gerektiğini düşündüler. Diğer insanlar, değişiklikte kadınlar da yer alırsa, bunun geçmeyeceğini düşündüler. Onbeşinci Değişiklik 1870'de onaylandığında, kadınları içermemesi onu hayal kırıklığına uğrattı.

Hayatının sonraki 30 yılı boyunca Elizabeth, kadın haklarını iyileştirmek için çok çalıştı. Kadınların Ondokuzuncu Değişiklik ile oy kullanma hakkını kazandığını görecek kadar uzun yaşamamasına rağmen, yolu açan sıkı çalışmasıydı.


Bu Koleksiyon Hakkında

Kadınların oy hakkını savunan, reformcu ve feminist teorisyen Elizabeth Cady Stanton'ın (1815-1902) makaleleri, 1814-1946 yıllarını kapsar ve malzemenin çoğu 1840 ile 1902 arasında yoğunlaşmıştır. Beş makarada çoğaltılan yaklaşık 1.000 öğeden (4.164 görüntü) oluşur. Yakın zamanda dijitalleştirilen mikrofilmden oluşan koleksiyon, Stanton ve kadın hakları hareketiyle ilgili yazışmalar, konuşmalar, makaleler, kitap taslakları, albümler ve basılı materyalleri içeriyor. Kadınların yasal statüsü ve kadınların oy hakkı, köleliğin kaldırılması, İç Savaş'ın ardından Afrikalı Amerikalıların hakları, ölçülülük ve diğer on dokuzuncu yüzyıl sosyal reform hareketleri adına gösterdiği çabalar belgelenmiştir. Koleksiyonun öne çıkan özellikleri arasında resmi bir rapor ve Seneca Şelaleleri'ndeki tarihi 1848 kongresiyle ilgili çağdaş gazete kupürleri, New York Stanton'ın anılarının taslakları yer alıyor. Seksen Yıl ve Daha Fazlası: Anılar, 1815-1897 ve onun tartışmalı bir taslağı Kadının İncili1895'te yayınlandığında oy hakkı hareketini neredeyse parçalayan .

Yakın iş arkadaşı Susan B. Anthony (1820-1906) gibi, Stanton da esas olarak on dokuzuncu yüzyılda kadınların oy hakkı kampanyasındaki rolü nedeniyle Amerikan tarihinin en tanınmış kadınlarından biridir. Çoğu zaman kadınların oy hakkını savunan olarak tanımlansa da, Stanton yaşamı boyunca çeşitli reform girişimlerine katıldı. Bakışlarını kadınların özgürleşmesine ve siyasi, ekonomik, dini ve sosyal tüm alanlardaki eşitliğe dikerek, oy hakkını önemli, ancak tekil bir hedef olarak görmedi. Çocukluğundan beri kadınlara biçilen role başkaldırmış ve cinsiyeti nedeniyle üniversite eğitiminden mahrum bırakılmaktan rahatsız olmuştu. Genç bir kadın olarak, kölelik karşıtı reformcu ve gazeteci Henry Brewster Stanton (1805-1887) ile tanıştığı ve Mayıs 1840'ta evlendiği ölçülülük ve kölelik karşıtı hareketlere katıldı. o ve diğer kadınlar büyük bir kölelik karşıtı sözleşmeden men edildi. Olay daha sonra onu ve Pennsylvania'dan bir Quaker bakanı ve Londra toplantısına katılan Amerikalı delegelerden biri olan Lucretia Mott'u (1793-1880) Temmuz 1848'de Seneca Falls, New York'ta bir kadın hakları kongresi düzenlemeye teşvik etti. birçokları tarafından Amerikan kadın oy hakkı hareketinin başlangıcı olarak. Stanton, kadın hareketini yetmiş yıldan fazla bir süredir tüketecek bir hedef olan, kadınların oy haklarına yönelik o zamanlar radikal talep de dahil olmak üzere, cesur Duygu Bildirgesini orada ortaya koydu.

Oy hakkı mücadelesine öncülük ederken, Stanton yol boyunca kıyafet reformunu ve kadın sağlığı sorunlarını, kadınlar için daha fazla eğitim ve finansal fırsatları, daha liberal boşanma yasalarını ve daha güçlü kadın mülkiyet yasalarını aktif olarak destekledi. Ayrıca, tartışmalı kitabının yayınlanmasıyla en iyi şekilde temsil edildiği gibi, kilise otoritesinin açık sözlü bir eleştirmeni oldu. Kadının İncili. Ölçülülük hareketinin bir destekçisi olmasına rağmen, içinde özellikle aktif olmasa da, sarhoşluğun boşanma nedeni olması gerektiğinde ısrar etti. Kadınların kendi ücretlerini alma hakkına sahip olmaları ve iş ve mesleklerde hak ettikleri yeri almaları gerektiğini savundu. "Kendini geliştirmenin fedakarlıktan daha yüksek bir görev olduğuna" ve kadın ve erkeğin kanun önünde, kiliselerde ve toplumda eşit olması gerektiğine inanıyordu. Kadınların oy kullanma haklarını diğer tüm hakların temeli olarak gördü ve hem eyalet oy hakkı yasaları hem de ulusal olarak kadınlara bu hakları güvence altına alacak federal bir anayasa değişikliği için kampanya yürüttü.

Koleksiyon, kadın hakları kampanyasıyla bağlantılı olanların hedeflerini, taktiklerini ve faaliyetlerini aydınlatıyor ve hem dış muhalefeti hem de iç bölünmeyi gösteriyor. Yazışma, Stanton'ın aile yaşamına, hareketin lideri olarak aile sorumluluklarını ve kendisine verilen talepler arasında nasıl bir denge kurduğunu gösteren bir bakış sunuyor. Konuşmaları ve yazıları, kadın hakları konusundaki duruşunu ve diğer çağdaş sosyal meselelere olan ilgisini ayrıntılı olarak belgeliyor.

Stanton'un kağıtları Kongre Kütüphanesi tarafından 1903'te Susan B. Anthony'den ve 1927-1928'de Stanton'ın kızı Harriot Stanton Blatch'tan hediye olarak alındı. 1957 yılına kadar daha küçük materyaller hediye ve satın alma yoluyla elde edildi. Blatch tarafından bağışlanan ve orijinal olarak karalama defterlerinde düzenlenen bu kağıtlar söküldü ve koleksiyonu oluşturan diğer kağıtlarla karıştırıldı. Blatch'in çeşitli öğelerle ilgili notları tutuldu ve ilgili el yazmalarıyla birlikte dosyalandı. Susan B. Anthony (bkz. Çeşitli Kitaplar) tarafından hazırlanan karalama defterleri, içerdikleri bazı orijinal el yazması materyaller dışında üniteler halinde tutulmuştur. Bu materyal çıkarıldı ve tanımlayıcı notlarla birlikte kağıtlara eklendi.

Elizabeth Cady Stanton Belgelerinde temsil edilen önde gelen muhabirler arasında Susan B. Anthony, Daniel Cady, WH Channing, Lydia Maria Francis Child, Frances Power Cobbe, Paulina W. Davis, Frederick Douglass, William Lloyd Garrison, Thomas Wentworth Higginson, Julia Ward Howe, Lucretia Mott, Emmeline Pankhurst, Wendell Phillips, Elizabeth E. Pike, Edith Kermit Carow Roosevelt, John Osborne Sargent, Elizabeth Oakes Prince Smith, Gerrit Smith, Henry B. Stanton, Lucy Stone, John Swinton, Theodore Tilton, Thurlow Weed ve John Greenleaf Whittier.

Elizabeth Cady Stanton Belgeleri için bir bulma yardımı (PDF ve HTML), bu sitedeki dijital içeriğe bağlantılar içeren çevrimiçi olarak mevcuttur.


Stanton, Elizabeth Cady

Tanıtım: Elizabeth Cady Stanton, on dokuzuncu yüzyılda bir kadının yasal ve sosyal eşitliğinin çok önde gelen bir savunucusuydu. 1848'de, o ve diğerleri, New York, Seneca Falls'ta ilk ulusal kadın hakları sözleşmesini düzenledi. Bu toplantının Bağımsızlık Bildirgesi'ni model alan bir belge olan Duygular Bildirgesi'nin ortak yazarlığını yaptı ve en radikal talebi sundu: kadınların oy hakkı. Emekli olduğunda, Stanton üç cilt üretti. Kadın Oy Hakkı Tarihi (1881-85) Susan B. Anthony ve Matilda Joslyn Gage ile birlikte. Kadınların oy kullanma hakkını kazanmasından birkaç on yıl önce yayınlanan bu çalışmada, yazarlar kadınların oy hakkı için bir hareket inşa eden ve sürdüren bireysel ve yerel aktivizmi belgelediler.

biyografi: Elizabeth Cady, 12 Kasım 1815'te Johnstown, New York'ta doğdu. Anne babası Margaret (Nee) Livingston ve Daniel Cady, kasabanın en önde gelen vatandaşları arasındaydı. Babası Daniel Cady, Kongre'de, New York eyalet meclisinde ve New York Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde yargıç olarak görev yapmış tanınmış bir avukattı. Ebeveynlerinin çoğu yetişkinliğe kadar hayatta kalamayan on bir çocuğu vardı. Hayatta kalan tek oğulları Eleazar Cady, yirmi yaşındayken öldü ve onlara sadece dört kızı kaldı.

Elizabeth Cady, Johnstown Akademisi'nde ve Emma Willard'ın Troy Kadın Ruhban Okulu'nda okudu. Ayrıca New York'un birçok avukatını eğiten babasından hatırı sayılır bir gayri resmi hukuk eğitimi aldı. Bir yargıcın kızı olarak, kadın eşitliğinin önündeki yasal engellere erken maruz kaldı. Örneğin, babasının istismara uğrayan kadınlara kocalarının ve babalarının kötü muamelesine katlanmaktan başka yasal alternatifleri olmadığını söylediğini duydu. Özellikle koca haklarının onlara karılarının mülkiyeti üzerinde kontrol sağladığını öğrenince çok öfkelendi.

Kadın Hakları: 1840 yılında Elizabeth Cady, kölelik karşıtı hatip Henry B. Stanton ile evlendi. Feminist tarafı düğün töreninde, karısının geleneksel sözü olan kocasına "itaat etme" konusunda ısrar ettiğinde (ve Stanton da kabul ettiğinde) ortaya çıktı. Ayrıca, o zamanlar için alışılmadık bir karar olan Bayan Henry B. Stanton'ın adını kullanmak yerine, kızlık soyadını Elizabeth Cady Stanton olarak tutmayı tercih etti.

Henry Stanton ile olan evliliği, onu annelik ve ev hayatı kadar reformun en ileri çevreleriyle tanıştırdı. 1840'ta Dünya'nın Kölelik Karşıtı Konvansiyonuna katılmak için kocasıyla birlikte Londra'ya gitti. Kendisi de aktif bir kölelik karşıtı olan Elizabeth Cady Stanton, Konvansiyon'un organizatörleri, orada kocasıyla birlikte bulunan Lucretia Mott da dahil olmak üzere kadın delegelerin resmi statüsünü reddettiğinde çileden çıktı. Bu deneyimden yola çıkarak, iki kadın, kadınlar için daha eşit haklar için çalışmaya yemin etti.

Henry Stanton, karısının dünyada daha geniş bir rol oynama hırsına sempati duyuyordu, ancak o zengin değildi ve çoğunlukla evde çocuklarını büyüterek kaldı. 1842 ve 1859 yılları arasında Elizabeth Cady yedi çocuk doğurdu. Yine de, feminist dava için biraz yazıp konuşma yapabildi. 1848'de o ve Lucretia Mott, Amerika'nın ilk kadın hakları sözleşmesini Stanton'ların yaşadığı New York, Seneca Falls'ta düzenlemek için çağrıda bulundu ve organize etti.

Stanton bu toplantının ortak yazarlığını yaptı Duygu Beyanı, Bağımsızlık Bildirgesi'nde modellenen bir belge. Ayrıca, insanlık tarihini, erkeklerin üzerlerinde “mutlak bir tiranlık” kurmak için defalarca ve kasıtlı olarak kadın haklarını bastırdığı bir tarih olarak tanımlayan bir ilkeler bildirgesi de hazırladı. Muhalefete rağmen, kongre katılımcılarını kadınların oy hakkı veya kadınların oy hakkı için çağrıda bulunan bir kararı onaylamaya ikna etti.

Stanton, Susan B. Anthony ile 1851'de tanıştı ve dikkat çekici işbirliği hemen başladı. Bekar bir kadın olarak Anthony, seyahat etmekte ve reform çalışmalarından hayatını kazanmakta özgürdü ve Stanton'a reformları için eğitmek ve ajite etmek için daha aktif yollar sağladı. Anthony'nin, insanları ortak fikirlerini hayata geçirmeleri için organize etmede de Stanton'dan daha yetenekli olduğu ortaya çıktı. İç Savaştan sonra, Stanton seyahat etmekte özgür hissettiğinde, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en tanınmış kadınlardan biri oldu. Stanton, Ulusal Kadına Oy Hakkı Derneği (1869-90) ve Ulusal Amerikan Kadına Oy Hakkı Derneği (1890-92) başkanı olarak görev yaptı. Anthony'nin yayıncısı olarak, o ve Parker Pillsbury'nin editörlüğünü (1868–70) yaptı. Devrim, militan bir feminist dergi.

Elizabeth Stanton parlak bir hatip ve yetenekli bir gazeteciydi ve bir yazar ve öğretim görevlisi olarak kadınların yasal, politik ve endüstriyel eşitliği ve liberal boşanma yasaları için çabaladı. Annelik, kadının içkiye karşı mücadelesi, çocuk yetiştirme ve boşanma hukuku gibi konuların yanı sıra anayasal sorular ve cumhurbaşkanlığı kampanyaları hakkında konuştu. Tartışmalara açık bir şekilde, Abby McFarland Richardson ve Laura Fair gibi çifte standardın kötü şöhretli kurbanlarını savundu. İzleyicilerini eğlendirirken, eşitsizliğin Amerikan toplumunu nasıl bozduğunu incelemeleri ve eşitliğin nasıl sağlanabileceğini düşünmeleri için onlara meydan okudu.

Dostluklarının Gücü: Susan B. Anthony ve Elizabeth Cady Stanton Harriot Stanton Blatch tarafından,

Elizabeth Cady Stanton'ın kızı.

Mayıs 1851'de, Seneca Falls, NY'de bir sokak köşesinde, Susan B. Anthony ilk olarak Elizabeth Cady Stanton ile tanıştı. Birkaç yıl sonra Stanton bir dergiye şunları yazdı:

“O günü ne kadar iyi hatırlıyorum! George Thompson ve William Lloyd Garrison, Seneca Şelaleleri'nde bir kölelik karşıtı toplantıyı duyurduktan sonra, Bayan Anthony toplantıya katılmak için geldi. Bu beyler benim misafirlerimdi. Aradan sonra eve yürürken, caddenin köşesinde bizi karşılamayı bekleyen Bayan Bloomer ve Bayan Anthony ile karşılaştık.

Orada, açık mavi kurdeleler, düzgünlük ve ayıklığın mükemmelliği ile bezenmiş, gri delaine, şapka ve hepsi aynı renkte giyinmiş, samimi, samimi yüzü ve güler yüzlü gülümsemesiyle duruyordu. Ondan çok hoşlandım ve neden onu hemen benimle birlikte akşam yemeğine davet etmedim bilmiyorum. . .”

Böylece hayatımızı değiştiren kadınların ünlü dostluğu başladı.

Stanton ve Anthony tanıştığında hiçbir kadın lisanslı bir doktor veya avukat olamazdı - üniversiteye bile gidemedi. Bir kadın para kazanırsa vergi ödemek zorundaydı ama oy kullanamıyordu. Kölelik hâlâ yasaldı. Bir koca, karısına terk ederek vurabilir ve onu bir kuruma kapatabilir.

Anthony ve Stanton, değişim için savaşmak için birbirlerine ilham verdiler. Kölelik karşıtları, ölçülülük aktivistleri ve elbette kadın hakları ve oy hakkının yorulmak bilmeyen savunucularıydılar. Evlenmemiş ve kendi çocuğu olmayan Anthony, Stanton'ın yedi erkek ve kız çocuğuna 'Suzan Teyze' oldu. Stanton'a konuşmalar, dilekçeler ve broşürler yazması için zaman vermek için çorba kaplarını karıştırdı ve çarpık dizleri temizledi. Stanton birlikleri toplamaya yardım etmek için evden ayrılamadığında Anthony, arkadaşını düşünerek ve sözlerinde ekstra güç bularak gitti. (Kaynak: Susan B. Anthony Kadın Liderliği Merkezi)

1880'lerde Stanton seyahatten ve örgütsel liderlikten bıkmıştı. Altmış beş yaşında, daha hareketsiz hale geldi ve yazmaya odaklandı ve en büyük miraslarından birini, üç ciltlik kitabını üretti. Kadına Oy Hakkının Tarihi (1881-85) Anthony ve Matilda Joslyn Gage ile birlikte. Kadınların oy kullanma hakkını kazanmasından birkaç on yıl önce yayınlanan bu çalışmada, yazarlar kadınların oy hakkı için bir hareket inşa eden ve sürdüren bireysel ve yerel aktivizmi belgelediler.

Stanton, Ekim 1902'de New York'ta iki yetişkin çocuğuyla paylaştığı bir dairede öldü.

Susan B. Anthony Kadın Liderliği Merkezi, Rochester Üniversitesi, Rochester, NY: www.rochester.edu/sba/

Kongre Kütüphanesi, Baskılar ve Fotoğraflar Bölümü çoğaltma numarası, örn., LC-USZ62-110212)

Ek kaynaklar:
Afiş, Lois W. Elizabeth Cady Stanton, Kadın Hakları İçin Radikal. Boston: Küçük, Brown, c1980.

Griffith, Elisabeth. Kendi Hakkı İçinde: Elizabeth Cady Stanton'ın Hayatı. New York: Oxford University Press, 1984.

Dubois, Ellen Carol, editör. Elizabeth Cady Stanton-Susan B. Anthony Okuyucu: Yazışmalar, Yazılar, Konuşmalar. Boston: Northeastern University Press, 1992.

Susan B. Anthony ve Matilda Joslyn Gage ile birlikte Stanton editörü. Kadın Oy Hakkı Tarihi. Rochester, NY: Susan B. Anthony: Charles Mann, 1881-1922. Rochester, NY. Ulusal Amerikan Kadına Oy Hakkı Derneği.


Elizabeth Cady Stanton Hakkında Bilmeyebileceğiniz 9 Şey

1. Stanton'ın kadın haklarına olan tutkusu çocukluk döneminde şekillendi.
Stanton, saygın bir avukat, yargıç ve kongre üyesi olan Margaret Livingston ve Daniel Cady'nin 11 çocuğundan sekizincisiydi. Erken gelişmiş bir çocuk olarak, kızlığının çoğunu babasının hukuk bürosunda olup bitenleri gözlemleyerek geçirdi; burada kadınların özgürlüğünü ve mülkiyeti devralma hakkını kısıtlayan birçok adaletsiz yasayı öğrenmekten iğrendi. Hatta babasının hukuk kitaplarından rahatsız edici bölümleri geçersiz kılmak umuduyla kesmeyi bile planladı. Daha sonra onun aktivizmini onaylamasa da, Yargıç Cady başlangıçta kızını hukuk kitaplarını ödünç vererek ve sakıncalı tüzüklerin hükümete yapılan kamu temyizleriyle devrilebileceğini açıklayarak cesaretlendirdi. Stanton daha sonra şöyle yazmıştı: Bu, hayatımın gelecekteki amacının önceden haber verilmiş ve görevimin ana hatlarını açık bir şekilde ortaya koymuştu.

2. Kölelik karşıtı harekette bir aktivist olarak işe başladı.
1839'da Elizabeth Cady, Henry Stanton adında kölelik karşıtı bir öğretim görevlisi ve gazeteciyle tanıştı ve ona aşık oldu. İkili bir yıl sonra evlendi, Elizabeth, evlilik yeminlerinden 'Cobey' kelimesinin çıkarılmasında ısrar etti ve Boston'a yerleştiler, burada kölelik karşıtı davada aktif oldular ve benzerleriyle dirseklerini ovuşturdular. Frederick Douglass ve William Lloyd Garnizon. Stanton'ın daha sonraki sosyal aktivizmi için bir plan sağlamanın yanı sıra, Stanton'ın kölelik karşıtı hareketteki deneyimleri, onun kadın haklarına katılımını ateşledi. Londra'daki 1840 Dünya Kölelik Karşıtı Konvansiyonunda, kadın delegelerin haksız bir şekilde yargılamaların dışında tutulduğu ve bir ziyaretçi galerisine sürgün edildiği önemli bir olay yaşandı. Erkek meslektaşlarının ikiyüzlülüğünden etkilenen Stanton ve diğer kölelik karşıtı Lucretia Mott, cinsiyetleri adına siyasi bir haçlı seferi başlatmaya karar verdiler. Mott'un 1880'deki ölümüne kadar müttefik kalacaklardı.

Lucretia Mott (Kredi: Smithsonian Ulusal Portre Galerisi)

3. Stanton, ilk kadın hakları 2019 sözleşmesini düzenledi.
1848'de New York, Seneca Falls'ta yaşarken Stanton, Kadının sosyal, medeni ve dini koşullarını ve haklarını tartışmak üzere 300 kişiyi bir araya getirmek üzere Lucretia Mott ve diğerleriyle birlikte bir araya geldi. Onun Duygular Bildirgesi'nin okunması, Bağımsızlık Bildirgesi'nin yeniden yazılmasıyla, şu gerçeklerin apaçık ortada olduğunu söylüyoruz: tüm erkekler ve kadınlar eşit yaratılmıştır. Toplantıya katılanlar tarafından onaylanacak bir dizi kararla. Kendileriyle alay edileceklerinden korkan diğer organizatörlerini üzecek şekilde Stanton, kadınların oy kullanma hakkını destekleyen bir önlem eklemekte ısrar etti. Karar, önemli tartışmalardan sonra kabul edildi, hareketin yönünü sonsuza dek değiştirdi ve Stanton'ı kadın hakları konusunda en kışkırtıcı düşünürlerden biri haline getirdi.

4. Susan B. Anthony'nin 2019'daki konuşmalarının çoğunu o yazdı.
Stanton, 1842 ve 1859 yılları arasında yedi çocuk doğurdu, ancak evinin sınırlarından yazmaya devam ederken, bir eş ve anne olarak görevleri, kadın hakları hareketinde aktif rol almasını çoğu zaman engelledi. Kendi kendini tanımlayan "kafesli dişi aslan" 1851'de Massachusetts doğumlu Quaker ve reformcu Susan B. Anthony ile tanıştığında nihayet felsefesi için bir araç buldu. İki kadın ömür boyu sürecek bir dostluk kurdu ve bekar Anthony daha sonra ülkeyi dolaştı ve Stanton'ın çocuklarını yıkamak ve yemek pişirmek arasında yaptığı konuşmalar yaptı. Anthony bazen arkadaşına çalışması için zaman tanımak için Stanton kuluçkasına bakıcılık bile yapardı. Stanton, çocukları büyüdükten sonra yola döndü, ancak Anthony, hayatlarının geri kalanında kadın hakları hareketinin yüzü olarak hizmet etmeye devam etti. Stanton daha sonra şimşekleri dövdü ve o ateşledi, dedi.

Elizabeth Cady Stantion ve Susan B. Anthony (Kredi: Smithsonian Ulusal Portre Galerisi)

5. Stanton, Anayasanın 14. ve 15. Değişikliklerini eleştirdi.
Stanton, köleliğin kaldırılmasını şiddetle destekledi, ancak o ve Anthony, Yeniden Yapılanma sırasında, Anayasa'da siyah oy haklarını koruyan 14. ve 15. Değişikliklere karşı çıkarak tartışmalara katıldı. İtirazları, 14. Değişiklik metninde "erkek vatandaşlar" ifadesinin kullanılmasına odaklandı. Parite, kendi oylama mücadelesinde kalıcı bir gerileme riskine girmek yerine, kölelik karşıtlarını tüm ırklardan hem erkekleri hem de kadınları içeren bir değişiklik için ısrar etmeye çağırdı. Stanton, bir keresinde siyahi bir kadının, alçaltılmış, cahil bir siyahın kölesi olmaktansa eğitimli bir beyaz adamın kölesi olmasının daha iyi olduğunu söyleyerek, tartışmalı argümanlara başvurarak birçok eski müttefikini kendinden uzaklaştırdı. 1869'da yapılan tartışmalar, kadın hakları hareketini iki rakip gruba ayırdı. Gruplar, Stanton'ın ilk başkanı olduğu Ulusal Amerikan Kadına Oy Hakkı Derneği'ni oluşturmak üzere birleştikleri 1890'a kadar yeniden bir araya gelmeyeceklerdi.

6. Kongreye aday olan ilk kadındı.
Oy kullanması yasak olmasına rağmen, Stanton, seçilirse ulusal göreve gelmesini engelleyen bir yasa olmadığını biliyordu. Bunu akılda tutarak, 1866'da New York'ta bir Kongre koltuğu için yarıştığını duyurdu. Beni desteğinize tavsiye edecek hiçbir siyasi önceli yok, diye yazdı adaylığını açıklayan bir mektupta, ancak benim inancım ifade özgürlüğü, özgür basın, özgür insanlar ve serbest ticarettir. .'x201D Stanton, bir kadın politikacı için yapılan ilk seçimlerden bazılarını toplam 24 oy aldı.

Kredi: Time Life Pictures/Mansell/The LIFE Resim Koleksiyonu/Getty Images

7. Stanton'ın radikal fikirleri, kadın hakları hareketinden kamuoyunda azarlanmasına neden oldu.
Stanton, sınırları zorlamak için bir kariyer yaptı, ancak fikirleri bazen eylemci arkadaşları için bile fazla devrimciydi. 1860 tarihli bir kadın hakları sözleşmesinde daha liberal boşanma yasaları için çağrıda bulunarak bir skandala neden oldu ve daha sonra adil ücret yasalarından kadınların jürilerde görev yapma ve seks yapmama haklarına kadar her şeyi savunan bir feminizm markasını benimseyerek birçok kadınların oy hakkını savunanları şok etti. kocalarından. Açık ara en büyük tartışma, 1895'te, sekizinci yaş reformcusunun, kadınların haklarını inkar etmede örgütlü dinin oynadığı rolün sert bir incelemesi olan The Woman's Bible'ın ilk cildini yayımladığı zaman ortaya çıktı. Kitap anında en çok satanlar oldu, ancak National American Woman Suffrage Association'ın Hıristiyan üyelerinden sert eleştiriler aldı. Susan B. Anthony'nin protestolarını görmezden gelen Dernek, daha sonra kitabı resmen kınamak ve yazarından uzaklaşmak için oy kullandı. Stanton, hayatının geri kalanında oy hakkı hareketinde bir yabancı olarak kalacaktı.

8. Beynini bilime bağışlamaya çalıştı.
1887'de kadın hakları aktivisti Helen Gardener, Stanton'dan beynini ölüm sonrası koruma ve çalışma için Cornell Üniversitesi'ne göndermesini istedi. O zamanlar, erkeklerin beyinlerinin şeklinin ve boyutunun onları kadınlardan doğal olarak daha akıllı yaptığına dair yaygın iddialar vardı ve Gardener, Stanton'ın gri maddesinin incelenmesinin onları kesin olarak çürüteceğini umuyordu. Kendi zekasından asla şüphe duymayan Stanton, Cornell Üniversitesi'ne bir Beyin İstediğini onayladı, ancak 1902'deki ölümünün ardından çocukları anlaşmaya uymayı reddetti. Kararsız, Gardener daha sonra 1925'teki ölümünden sonra kendi beynini bilime bağışladı. Bu güne kadar Cornell koleksiyonunda kaldı.


Erken Suffragists Siyah Kadınları Mücadelelerinin Dışında Nasıl Bıraktı?

Kadınların oy hakkı için verilen uzun mücadelede ve bazı önde gelen aktivistler, beyaz kadınların oy hakkını tüm kadınların oy hakkı üzerinde önceliklendirdi.

Kadınların oy hakkını savunan en önde gelen iki kişi, Susan B. Anthony ve Elizabeth Cady Stanton, bir zamanlar 1866'da Frederick Douglass ve diğer aktivistlerle kurdukları Amerikan Eşit Haklar Derneği'nin (AERA) üyesiydi. Carnegie Mellon Üniversitesi'nde tarih profesörü olan'Lisa Tetrault, örgütün amacının hem kadınlar hem de Afrikalı Amerikalılar için oy hakkı kazanmak olduğunu söylüyor.

En başından beri bu iki talebin önceliği üzerinde bir gerilim var, diyor. “siyah kadınlar bu denklemin dışında kalıyor.”

Kadınların oy hakkını savunan Frances Ellen Watkins Harper, 1898 dolaylarında.

AERA'nın 2019 kuruluş kongresi sırasında, siyahi kadınların oy hakkını savunan Frances Ellen Watkins Harper, bu çerçevelemenin kendisi ve diğer Siyah kadınlar için nasıl yararsız olduğuna değindi. Harper, cesareti ve cesareti ordumuzdan ve ülkedeki her Siyah adamdan takdir kazanan [Harriet Tubman]'ın her türlü seyahatten dışlandığını söyledi. Kadınlara oy sandığı vermekten mi bahsediyorsunuz? Devam et.

Sadece üç yıl sonra, AERA, Siyah erkeklerin oy kullanma hakkını kazandığı 'ın 15. Değişikliği'ni destekleyip desteklememe konusundaki hararetli kavgalar yüzünden dağıldı. (Güney'de bu zafer kısa ömürlü olacaktı.) Mayıs 1869'daki önemli bir kongrede Douglass, AERA'nın kadınların oy hakkı için savaşmaya devam ederken değişikliği desteklemesi gerektiğini savundu. Stanton sadece aynı fikirde olmakla kalmadı, aynı zamanda erkek göçmenler ve daha önce köleleştirilmiş erkekler hakkında, değişikliğin oy hakkına sahip olacağı ırkçı klişelerle dolu bir adres verdi.

Monarşi ile cumhuriyet arasındaki farkı bilmeyen, Bağımsızlık Bildirgesi'ni veya Webster'ın yazım kitabını okuyamayan, Susan B. Anthony için yasalar yapan Patrick, Sambo ve Hans ve Yung Tung'u düşünün. #x201D kongrede söyledi. “[Değişiklik], özellikle Güney'de, eğitimli, zarif kadınlar ve daha düşük düzeydeki erkekler arasında her yerde bir antagonizma yaratıyor.

Hem Douglass hem de Stanton daha önce 1848'de Kadın Hakları Sözleşmesi'ne katılmışlardı. Tetrault'a göre, özellikle acı veren şey, Douglass'ın Seneca Şelaleleri'nde ayağa kalkıp kadın 2019'u savunan kişi olmasıydı. oy hakkı. Sonra 15. Değişikliğe gelince, Stanton karşılık vermeyi reddediyor.

Bu sözleşmedeki anlaşmazlıklar yalnızca AERA'nın dağılmasına değil, aynı zamanda kadınların 2019'daki oy hakkı hareketinde 15. Değişikliği destekleyenler ile desteklemeyenler arasında bir bölünmeye yol açtı. Stanton ve Anthony, katılmayan fraksiyona katıldılar ve değişiklik geçtikten sonra, o taraftaki kadınların oy hakkını savunanların çoğu, beyaz kadınlar oy verebilirse Siyah erkeklerin oylarını bastırabileceklerini savunarak beyaz güneylilere yaltaklandı.

Anthony ayrıca, yaşamının geri kalanında kadınların oy hakkını desteklemeye devam eden Douglass'tan çalışmalarını uzaklaştırmaya çalıştı. 1890'larda Atlanta'daki bir oy hakkı toplantısında, uygunsuz görüneceği için ondan beyaz kadınlarla sahneye çıkmamasını istedi. Bununla birlikte, bu ırkçı stratejiler nihayetinde etkisiz olduğunu kanıtladı çünkü güneyli beyaz erkekler, Siyah erkeklerin ayrımcı anket vergileri, testler ve linç ile oy kullanmalarını zaten engelliyorlardı.

Both Anthony and Stanton died more than a decade before the 19th Amendment passed. And although their work was instrumental in making that passage possible, they did not work to prioritize making voting rights accessible to all women. In 1920, Black women in the south and many Latinas in the southwest were still barred from voting because of racist voting restrictions. And when they tried to reach out to the main suffrage organizations at the time, they were ignored.

“They say basically, ‘Help us, we still can’t vote,’” Tetrault explains. 𠇊nd those organizations basically say, ‘That’s a race question, it doesn’t concern us.’”


Contents

Susan B. Anthony and Elizabeth Cady Stanton, leaders of National Woman Suffrage Association (NWSA), initiated the project of writing a history of the women's suffrage movement in 1876. The project dominated their lives for much of the next decade, although Anthony in particular also maintained a busy schedule of lecturing and other women's suffrage activities. Originally envisioned as a modest publication that would take only four months to write, [1] it evolved into a work of more than 5700 pages written over a period of 41 years. It was completed in 1922, long after the deaths of Stanton and Anthony in 1902 and 1906 respectively.

In the introduction the authors wrote: "We hope the contribution we have made may enable some other hand in the future to write a more complete history of 'the most momentous reform that has yet been launched on the world—the first organized protest against the injustice which has brooded over the character and destiny of one-half the human race.'" [2] The first volume is dedicated to the memory of pioneering women in the movement, with Mary Wollstonecraft, author of A Vindication of the Rights of Woman (1792), prominently listed first.

The first three volumes, which cover the history of the movement from its beginnings to 1885, were written and edited by Stanton, Anthony and Matilda Joslyn Gage. Volume 1 (1848–1861) appeared in 1881, Volume 2 (1861–1876) in 1882 and Volume 3 (1876–1885) in 1886. [3] Some early chapters first appeared in Gage's newspaper, The National Citizen and Ballot Box. [4]

Anthony had for years saved letters, newspapers clippings, and similar materials of historical value to the women's suffrage movement. In 1876 she shipped several trunks and boxes of these materials to the Stanton house in New Jersey and moved into that household herself to begin working on the project with Stanton. [5] Anthony hated this type of work. In her letters, she said the project "makes me feel growly all the time. No warhorse ever panted for the rush of battle more than I for outside work. I love to make history but hate to write it." [6] The work inevitably led to disagreements. Stanton's daughter Margaret reported that "Sometimes these disputes run so high that down go the pens, one sails out of one door and one out of the other, walking in opposite directions around the estate, and just as I have made up my mind that this beautiful friendship of forty years has at last terminated, I see them walking down the hill, arm in arm." [7]

When Stanton was ill for several months in 1881, her daughter Harriet completed her editorial work for volume 2. Dismayed to learn that Anthony and Stanton had no plan for covering the history of the American Woman Suffrage Association (AWSA), a rival to their NWSA, Harriet Stanton also wrote that 107-page chapter herself with information gathered primarily from the Woman's Journal, a periodical published by the AWSA. [8] [9]

According to Ellen Carol DuBois, a historian of the women's movement, "The initial volumes are very broadly conceived, a combination of Stanton's broad philosophical range, Anthony's organizational energies and Gage's historical sensibilities." [10] Anthony was the business manager. Stanton wrote much of the text, providing it with her distinct historical interpretation. Gage wrote several historical essays, including a long one that critically assesses Christianity's attitude toward women throughout history. [10] Gage also provided a significant number of historical documents to the project and was adept at tracking down additional documentation in libraries. [11]

In addition to chronicling the movement's activities, the initial volumes include reminiscences of movement leaders and analyses of the historical causes of the condition of women. They also contain a variety of primary materials, including letters, newspaper clippings, speeches, court transcripts and decisions, and conference reports. Volume three includes essays by local women's rights activists who provided details about the history of the movement at the state level. At Anthony's insistence, the volumes were indexed by a professional indexer and include many expensive steel engravings of women's rights leaders. [12]

A bequest of $24,000 from Eliza Jackson Eddy to Anthony in 1885 provided financial assistance for the completion of these volumes. [13] [14] Recognizing that there was little chance of the project showing a profit, Anthony paid Stanton and Gage for their shares of the rights to the books. She issued Volume 3 in 1886, listing herself as publisher. She also bought the plates of Volumes 1 and 2, which had already been published, from Fowler and Wells, the publisher, and reprinted them in 1887, again listing herself as publisher. Anthony gave away over 1000 copies at her own expense, mailing them to political leaders and libraries in the U.S. and Europe. Publishing the first three volumes cost Anthony about $20,000. [15]

Volume 4, which covers the period from 1883 to 1900, was published by Anthony in 1902, when she was 82 years old. Its editors are listed as Anthony and her younger protégé Ida Husted Harper, but Harper did most of the work." [16] (Anthony also chose Harper to write her biography.) In an indication of the increased acceptance of the women's suffrage movement, Harvard University sent in an order for Volume 4. Less than twenty years earlier, when Anthony sent the school free copies of the first three volumes, Harvard had declined the gift and returned the books. [17]

Publishing the volumes herself presented a variety of problems for Anthony, including finding space for the inventory. She was forced to limit the large number of books she was storing in the attic of the house she shared with sister because the weight was threatening to collapse the structure. [18]

Volumes 5 and 6 were published in 1922 by the National American Woman Suffrage Association (NAWSA), long after Anthony's death in 1906. Written edited by Harper, they are a pair of volumes that cover different aspects of the period from 1900 to 1920, the year that the Nineteenth Amendment to the U.S. Constitution was ratified. That amendment, popularly known as the Susan B. Anthony Amendment, prevents the denial of voting rights on the basis of sex. [19]

The last three volumes include detailed information about the NAWSA, documenting its conventions, officers, committee reports and activities on both a national and state-by-state basis. The NAWSA was formed in 1890 by a merger of the National Woman Suffrage Association and the American Woman Suffrage Association. The former was led by Anthony and Stanton, while the latter was for twenty years its rival under the leadership of Lucy Stone. Anthony was the dominant figure in the merged organization. [20] The last three volumes avoid discussion of conflicts within the women's movement during the period they cover. On the contrary, the narrative has a tone of the inevitability of the movement's victory under the leadership of a few talented leaders. [21]

In her will, Anthony bequeathed the plates for the History of Woman Suffrage together with the existing inventory to the National American Woman Suffrage Association. [22]

In 1978 Mari Jo Buhle and Paul Buhle condensed the most important parts of the massive History of Woman Suffrage içine The Concise History of Woman Suffrage and published it as a single volume of fewer than 500 pages.

NS History of Woman Suffrage provides only limited coverage to groups and individuals who competed with Susan B. Anthony and Elizabeth Cady Stanton for leadership of the women's suffrage movement. It only partially portrays the role of Lucy Stone, a pioneering women's rights advocate and a leader of the AWSA, a rival to the NWSA led by Stanton and Anthony. Stanton urged Stone to assist with the history project by writing an account of her own role in the movement, but Stone refused, saying the project should be left to a later generation because none of the leaders of the two rival groups would be able to write an impartial history. Stone accordingly provided Stanton with only minimal information about her activities and asked Stanton not to write a biographical sketch of her for inclusion in the history. [23] [24] A 107-page chapter on the history of the AWSA was included, however, compiled by Stanton's daughter Harriot Stanton Blatch in 1882. [25] The History of Woman Suffrage provides only minimal coverage of the activities of the militant National Woman's Party, founded in 1913 by Alice Paul and other activists who were formerly members of the NAWSA. [26]

According to historian Ellen Carol DuBois, the History of Woman Suffrage established for several decades the consensus view of the history of the women's movement, a "frozen account of the past, a history characterized by celebration, inevitability and canonization". [27] Historian and biographer Lori D. Ginzberg said, "In that story, Stanton alone articulated the demand for woman suffrage, and Anthony led the charge there was only one major organization (theirs) and the differences of principle that led to the division brooked no debate." [28] Historian Lisa Tetrault said that Stanton and Anthony mapped a single, accessible narrative onto what had in fact been "a sprawling, multifaceted campaign". [29] Tetrault said they placed themselves and their allies at the center of the story and minimized or ignored the roles of Stone and others who did not fit into their narrative. [30] Scholarly research into women's history began to break out of this framework with the publication of Eleanor Flexner's Century of Struggle in 1959. [31]

İçinde Woman Suffrage and Women's Rights, historian Ellen Carol DuBois said "There is nothing in the annals of American reform quite like History of Woman Suffrage, a prolonged, deliberate effort on the part of activists to ensure their place in the historical record." [32] The Encyclopedia of Women's History in America described the History of Woman Suffrage as "the fundamental primary source for the women's suffrage campaign". [33] In Elizabeth Cady Stanton: an American Life, Lori D. Ginzberg similarly described it as "the major, if not the definitive, collection of primary source materials on the nineteenth-century movement." [28] Referring to the several volumes of the Tarih, Tetrault said, "More than 125 years after their publication, they remain an indispensable source, having stood for much of that time as the richest repository of published, accessible documentary evidence of nineteenth century suffrage movements." [34]

NS History of Woman Suffrage contains more than 80 images of women activists, including these images of its four main contributors: [35]


Bir Kopya Al


Stanton, Elizabeth Cady

STANTON, ELIZABETH CADY . Elizabeth Cady Stanton (1815 – 1902) was a principal leader and philosopher of the American woman's rights movement of the nineteenth century. Her religious importance derives from The Woman's Bible (1895 – 1898), written and edited late in her career, and from her influence in inspiring feminism to a rational, antidogmatic attitude to faith.

Stanton was born in Johnstown, New York. Her father, Daniel Cady, was a prominent lawyer, congressman, and judge. When none of her brothers lived to maturity, Elizabeth wanted to become like a son to please him. Although she never succeeded in satisfying her father, her precocious intellect did gain the notice of her family's Scottish Presbyterian minister, Simon Hosack, who tutored her in ancient languages. Her father's profession also shaped her sensitivity to legal protection and political details. Shocked by women's lack of rights in divorce and custody cases, she prioritized such issues throughout her career, directly challenging traditional bastions of male authority. Her analysis and thorough articulation of structural sexism were exemplary, and they were complemented by her abilities as a polemical writer.

Stanton experienced the tumult of the Second Great Awakening preacher Charles Finney while a student at Emma Willard's school in the early 1830s. The young Elizabeth felt susceptible to his rhetoric because of her "gloomy Calvinistic training," but upon becoming one of Finney's "victims" she noted, and regretted, the "dethronement of my reason." She deemed herself saved by intellection, by science, rationality, and progress.

After her schooling was finished, Elizabeth became involved with the antislavery movement. Through her cousin, Gerrit Smith, she met her future husband, Henry Stanton (1805 – 1887), one of the Lane Seminary rebels and an ardent abolitionist. Though her father objected to the marriage, it went forward in 1840, with a significant change in the marriage vows: Elizabeth refused to "obey" an equal, so that command was dropped. Their honeymoon brought more substantive change, as the couple attended the 1840 World's Anti-Slavery Congress in London. Some American groups included women delegates, but the British hosts refused to seat them. However, it was here that Stanton met the Quaker Lucretia Mott, who embodied a fuller range of possibilities for women. While living in Boston, Stanton's liberal religious outlook was reinforced as she absorbed Unitarian and transcendentalist ideas, and as she met more women leaders, including Lydia Maria Child and the Grimk é sisters.

Stanton's own fame blossomed with the fulfillment of plans she and Mott had formulated to hold a woman's rights conference. This finally occured in 1848, when the first Women's Rights Convention in the United States was held in Stanton's new hometown of Seneca Falls, New York. Stanton wrote the convention's bold Declaration of Sentiments, adopting the rhetoric of the Declaration of Independence and condemning male usurpation of authority over women in matters religious, "when that belongs to her conscience and her God."

Stanton's 1850 meeting with Susan B. Anthony marked a turning point in the women's rights movement. Their ardent friendship lasted over fifty years and became one of the most productive partnerships in American political history. Due to child-care and household concerns (the Stantons had seven children), Stanton emerged as the writer of the pair, while Anthony traveled and lectured for women's rights. While they prioritized voting rights, they never made this the exclusive focus of their wider goal: recognizing women's full humanity.

During the Civil War, Anthony and Stanton formed the Loyal League, which urged the immediate emancipation of slaves. Stanton herself began to travel and speak during this period, developing into an accomplished orator. In the postwar period, however, serious splits occurred among progressive advocates of increased voting rights. Angered by what they saw as a betrayal of women by those who advanced suffrage for African American men only, Stanton and Anthony allied themselves with racist and xenophobic forces. Stanton argued explicitly for the fitness of educated white women as voters over freed slaves and immigrants, whom she caricatured as "Sambo" and "Yung Tung." Stanton's rhetoric alienated former allies, including Mott, Lucy Stone, and Wendell Phillips. This period has compromised Stanton's legacy and fueled ongoing conflict in American feminism over class and race. The woman suffrage movement broke into two competing organizations in 1869: the National Woman Suffrage Association (led by Anthony and Stanton) and the rival American Woman Suffrage Association. By the time the organizations were reunited in 1890, the woman suffrage cause was bereft of its abolitionist roots.

The visibility of the woman suffrage movement increased through the last quarter of the nineteenth century, as did its sense of its own history. With Anthony and Matilda Joslyn Gage, Stanton edited and wrote the first three volumes of the History of Woman Suffrage (1881 – 1887), an admirably exhaustive chronicle of the movement. Opposition, and occasional support, from religious leaders mark many of its pages.

Stanton had always scrutinized legal restrictions on women, but became increasingly concerned with religious limitations. In her last twenty years she wrote two major texts: her autobiography, Eighty Years and More (1898), and The Woman's Bible, which she wrote and edited. These texts reveal her religious stance. Her autobiography presents her tireless opposition to superstition and her lifelong embrace of liberal religious inquiry — her freethinking mind investigated theories of Charles Darwin, the matriarchate, and theosophy.

Stanton planned The Woman's Bible as a commentary and analysis on scriptural passages concerning women. She invited many women religious leaders and intellectuals to participate, but only a handful responded, fearing a backlash from a conservative religious public would damage the suffrage cause. Prominent contributors included Eva Parker Ingersoll and Gage (author of another stinging critique of patriarchal religion, Woman, Church, and State [1893]). In her commentaries, Stanton praises strong women (her assessment of Eve's "courage" and "ambition" is justly famous), condemns inconsistencies as "a great strain on credulity," rejects auto-validating claims of inspiration, and urges women to self-sovereignty rather than self-sacrifice. Stanton and her collaborators used humor, science, logic, common sense, and principles of justice to read against the grain of traditional biblical interpretation.

During Stanton's lifetime, The Woman's Bible met a chilly reception. It was parodied, denounced, or belittled by reviewers. The crushing blow came when the organization Stanton herself had led, now called the National-American Woman Suffrage Association, officially dissociated itself from the book. Despite the eloquent plea of Susan B. Anthony in her defense, this 1896 vote effectively ended Stanton's official role in the suffrage movement.

The Woman's Bible remained forgotten until the women's liberation movement of the 1970s. Feminist scholars and practitioners of religion found its method and content congenial: it was collaborative, questioned received authority, established a feminist legacy of biblical interpretation, and outlined how gender bias shaped sacred texts. Yine de, The Woman's Bible has had its modern critics, particularly over its anti-Catholic and anti-Jewish biases.

At her death in 1902 many of Stanton's contemporaries memorialized her as an undaunted leader, while ignoring her analysis of belief and scripture. Yet her religious critique may well ensure her importance to future generations.


12 Facts About Elizabeth Cady Stanton

Elizabeth Cady Stanton (1815-1902) was never able to cast a vote legally, though she helped secure that right for women across America. As the philosopher of the women’s rights movement in 19th-century America, she expressed what she felt regardless of what others might think. Read on for more facts about one of the most important women in history.

1. HER FATHER WISHED SHE HAD BEEN A BOY.

Cady Stanton’s father, Daniel Cady, served in Congress and the New York State Assembly, and was a New York Supreme Court judge. He and his wife Margaret had 11 children five daughters, including Elizabeth, and one son would survive to adulthood. When her brother Eleazar died at age 20, Elizabeth’s father allegedly said to her, “Oh my daughter, I wish you were a boy!”

That may have been her father’s way of lamenting the hardships she would suffer as a woman, but Elizabeth responded by throwing herself into studying Greek, chess, and horse riding, vowing “to make her father happy by being all a son could have been,” Lori D. Ginzberg writes in Elizabeth Cady Stanton: An American Life. Daniel Cady did encourage his bright and self-confident daughter when she was upset that laws could not help one of his female clients: “When you are grown up, and able to prepare a speech, you must go down to Albany and talk to the legislators,” he told her. “If you can persuade them to pass new laws, the old ones will be a dead letter.”

2. A PREACHER ACTUALLY SCARED THE BEJESUS OUT OF HER.

Even as a young person, Elizabeth bristled against her family’s Presbyterian beliefs. In 1831, as a required part of her lessons at the Troy Female Seminary, she attended a revival at which noted evangelist Charles Grandison Finney spoke. She found his ideas about sin so alarming that she had to take time off from school to recover. Ultimately, she rejected organized Christianity’s dependence on fear, and later came to view religion as at odds with her work in the feminist movement.

3. SHE SPENT HER HONEYMOON AT AN ANTI-SLAVERY CONVENTION.

In 1840, Elizabeth married Henry Stanton, a prominent abolitionist who was active in the New York Anti-Slavery Society. After the wedding, the new couple headed to the World Anti-Slavery Convention in London, where Henry was a delegate and Elizabeth was forced with other female attendees into the back of the lecture hall [PDF]. There she met feminist Lucretia Mott, who shared her support for women’s and African Americans' rights.

4. CADY STANTON ATTENDED AN EPIC TEA PARTY …

When you think of an important tea party, the Boston event probably springs to mind—but there was at least one other tea-related confab that was just as historic.

On July 9, 1848, Cady Stanton and three other women—Lucretia Mott, her sister Martha Wright, and Mary Ann McClintock—were invited to the Waterloo, New York home of Jane Hunt, a wealthy Quaker dedicated to social reform. During the gathering, they discussed how women weren’t allowed to vote or own property and why the Quaker religion avoided getting involved with women’s rights and the anti-slavery movement. The decision to create an organized meeting to advocate women’s equality was decided right then and there, though who came up with the idea is not known.

5. . WHICH LED TO THE FIRST WOMEN’S RIGHTS CONVENTION IN AMERICA.

Cady Stanton, Mott, and their colleagues announced “a Convention to discuss the social, civil, and religious condition and rights of woman.” Ten days after the tea party, more than 300 people attended the event (also known as the Seneca Falls convention). The first day, July 19, was planned as an all-women discussion, and July 20 was open to the public.

Stanton wrote and read a “Declaration of Sentiments and Grievances” for the occasion, a discourse based on the Declaration of Independence describing the oppression of women and the rights to which they were entitled. It began with these famous lines: “We hold these truths to be self-evident, that all men and women are created equal, that they are endowed by their Creator with certain inalienable rights, that among these are life, liberty, and the pursuit of happiness.” (The Declaration of Independence had almost identical wording except for the “and women” part.) Sixty-eight women and 32 men signed the declaration. Seneca Falls launched annual conventions to advocate women’s rights, and was the start of the long battle that eventually earned women the right to vote.

6. CADY STANTON AND SUSAN B. ANTHONY WERE BFFS.

Library of Congress // No Known Restrictions on Publication

Cady Stanton met Susan B. Anthony in 1851 and they quickly became an unstoppable pair. In their shared goal of achieving women’s equality, Anthony handled the campaigning and speeches, while Cady Stanton did the lion’s share of the writing from her home in Seneca Falls. While Anthony objected to Cady Stanton allowing her role as a mother to interfere with her reform work, she also helped her take care of the seven Stanton children. Cady Stanton said of Anthony:

“In the division of labor we exactly complemented each other. In writing we did better work than either could alone. While she is slow and analytical in composition, I am rapid and synthetic. I am the better writer, she the better critic. She supplies the facts and statistics, I the philosophy and rhetoric, and, together, we have made arguments that have stood unshaken through the storms of long years—arguments that no one has answered. Our speeches may be considered the united product of our two brains."

Together, they formed the anti-slavery Women’s Loyal National League and published the first three of six volumes of History of Woman Suffrage.

7. SHE OPPOSED THE 15th AMENDMENT.

Cady Stanton and Anthony also founded the National Woman Suffrage Association in 1869 in response to the proposed 15th Amendment. According to Ginzberg, feminists faced a choice after the Civil War, when Congress debated suffrage for emancipated slaves. “There was a battle among abolitionists—of which Stanton counted herself—between having a 15th Amendment that gave black men the vote or holding out for a suffrage amendment that granted the vote to all adult Americans,” Ginzberg told NPR. “Stanton and her friend Susan B. Anthony stood on what they claimed was the highest moral ground by demanding universal human rights for all and—historians have argued about this ever since—not being willing to sacrifice women's rights for the politically expedient challenge of gaining rights for black men.” The 15th Amendment, giving men the right to vote regardless of “race, color, or previous condition of servitude,” was ratified in 1870. Women did not end up achieving the franchise until 1920.

8. SHE RAN FOR CONGRESS.

Women could run for public office even though they couldn’t vote, a situation that Cady Stanton sought to challenge. She ran for the U.S. House of Representatives—the first woman to do so—as an independent representing New York in 1866. She knew that she was treading new ground when she announced she was running. “I have no political antecedents to recommend me to your support, but my creed is free speech, free press, free men, and free trade—the cardinal points of democracy,” she explained in a letter. She received only 24 votes of the 12,000 cast, perhaps a reflection of the fact that no women could vote—but her audacious campaign likely inspired others. Six years later Victoria Woodhull became the first female candidate for president. It wasn’t until 1916 that a woman, Rep. Jeannette Rankin of Montana, was elected to Congress.

9. SHE WROTE A BESTSELLING CRITIQUE OF CHRISTIANITY.

Her 1895 book The Woman’s Bible, which criticized the ways religion portrayed women as less than men, drove a wedge between Stanton and the women’s movement. Cady Stanton argued that the Bible taught “the subjection and degradation of woman” and that equality demanded a revision of its lessons. Anthony felt it was more important to welcome people of all religious beliefs into the fight for suffrage. Thanks to the controversy, the book became a bestseller.

10. SHE BELIEVED BIKES WOULD LIBERATE WOMEN.

As the 1970s feminist slogan goes, “a woman needs a man like a fish needs a bicycle.” In Cady Stanton’s day, a bike made it so that a woman wouldn’t need a man, at least when it came to transportation. Biking had become popular by the 1890s, and was strongly associated with the modern woman of the latter part of the 19th century, liberated from stuffy social and marital expectations. At 80, Stanton told The American Wheelman magazine that “the bicycle will inspire women with more courage, self-respect [and] self-reliance,” eventually leading to women’s suffrage. Both she and Susan B. Anthony have been credited with saying “woman is riding to suffrage on the bicycle.” They could see beyond the convenience of getting from point A to point B: Bikes symbolized a new freedom for women.

11. SHE TRIED TO DONATE HER BRAIN TO SCIENCE.

Cady Stanton died in 1902, just before turning 87. Susan B. Anthony was heartsick. “I am too crushed to speak,” she told New York Times’s obituary writer.

But Cady Stanton had tried to ensure that she would still help women’s causes after her own death. Her friend Helen Gardener, a fellow suffragist, had convinced her to donate her brain to Cornell University so scientists would have an eminent female brain to compare with those of eminent men. Stanton had told her family of her plan, and Gardener announced her wishes publicly. Gardener said Cady Stanton “felt that a brain like hers would be useful for all time in the record it would give the world, for the first time—the scientific record of a thinker among women,” Kimberly A. Hamlin writes in From Eve to Evolution: Darwin, Science, and Women’s Rights in Gilded Age America. Cady Stanton’s family, however, refused to believe she had agreed to the plan, and the brain was buried with the rest of her in the Bronx’s Woodlawn Cemetery.

12. SHE WILL APPEAR ON THE $10 BILL IN 2020.

The 19th Amendment, which finally gave women the right to vote, celebrates its centennial in 2020. To commemorate the anniversary, a new $10 bill will be issued with Elizabeth Cady Stanton, Lucretia Mott, Sojourner Truth, Susan B. Anthony, and Alice Paul on the back—the first time in more than 100 years that a female portrait has been featured on paper money. (Alexander Hamilton will remain on the front.) You can also expect to see Cady Stanton and Anthony memorialized in a bronze statue in New York City’s Central Park that will be known as the Elizabeth Cady Stanton and Susan B. Anthony Woman Suffrage Movement Monument. Amazingly, the suffrage pioneers are the first two women to be honored with statues in Central Park, and only the fourth and fifth American women represented by public statues in any NYC park.


Videoyu izle: Elizabeth Cady Stanton: An American Life (Ocak 2022).